Ana Sayfa arrow Tüm Kitaplar
Tüm Kitaplar
One Man Show

One Man Show Seza Bali, based in Istanbul, photographed her father's extensive business card collection, amassed over a few decades as a salesman in Turkey.

Bali's book acts as a record of this eccentric collection, accompanying a new body of work to be exhibited in 2014. Bali writes in her artist statement: "My father retired long ago from this business. However, to this day he has kept all his envelopes and cards, even though he understands that they are no longer of any use to him. The mystery of his attachment to this obsolete form of communication, reference, and human connection-not to mention his unique archival system-is the source of inspiration for this new body of work entitled One Man Show."


Satın Al
Devamı...
 
Şeyhü'l-muharririn Burhan Felek
Şeyhü'l-muharririn Burhan Felek

Burhan Felek (1889-1982) II. Meşrutiyet yıllarında başlayan ve 1980’li yılların başına kadar devam eden gazetecilik yaşamı ile Türk basın tarihinin önemli isimlerinden biridir. Döneminin en kıdemli fıkra muharriri olması dolayısıyla 1975 yılında Felek’e “şeyhü’l-muharrirîn” ünvanı verilmiştir. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını II. Abdülhamid döneminde geçiren, ardından Meşrutiyet dönemi İstanbul’unu yaşayan Felek, vefatına değin elli yedi yıl boyunca aralıksız olarak gazetedeki köşesinde yazılarını kaleme almaya devam edebilmiş; Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde yayınlanan yazılarıyla toplumun pek çok kesimine seslenmiştir. Elinizdeki çalışmada, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolan kuşağın önemli bir ismi ve Sabahaddin Bey düşüncesinin Türk basınındaki temsilcilerinden biri olan Burhan Felek’in toplumsal meseleler hakkındaki düşüncelerine ve başta siyaset olmak üzere tiyatro, sinema, spor ve fotoğrafçılık gibi alanlardaki faaliyetlerine yer verilmektedir.


Satın Al
Devamı...
 
CHP Yönetiminin Dünya Partileriyle İlişkileri (1923-1950)
CHP Yönetiminin Dünya Partileriyle İlişkileri (1923-1950)

Birinci Dünya Savaşı’nın sonu ile İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı arasında kalan zaman dilimi, siyasi tarihte iki savaş arası dönem olarak tanımlanır. Bu yıllarda dünyada gelişen anti-liberal sistemin bir yansıması olarak bütün rejimler içe kapanmaya ve kendi güçlerine dayanmaya başladı. Özellikle de 1930’lardan itibaren Avrupa’nın birçok yerinde otoriter ve totaliter yönetimler kuruldu. Bunun bir neticesi olarak uluslararası siyasetin temel özellikleri değişti ve farklı ülkelerdeki siyasal partilerin yakınlaşmasını sağlayacak şartlar zorlaştı. İki savaş arası dönem, Türkiye’de tek parti yönetiminin var olduğu yıllardı. CHP yönetimi bu süreçte toplumu topyekûn dönüştüren ve yeni kimliğin içeriğini belirleyen bir teşkilattı. Parti kadrosu bir taraftan toplumsal dönüşümü gerçekleştirmekte diğer taraftan da modern dünyanın siyasal partiler konusunda elde ettiği birikimleri Türkiye’ye aktarmaya çalışmaktadır. Tek parti yönetimi belli açılardan birçok çalışmanın temel konusu olsa da, partinin yurtdışıyla olan ilişkileri kapsamlı biçimde ele alınıp incelenmedi. CHP Yönetiminin Dünya Partileriyle İlişkileri adlı eser, bu konuda hazırlanmış ilk ve tek çalışmadır. Dr. Murat Turan bu eserinde CHP kadrosunun dünya siyasetine nasıl yaklaştığı, yurtdışındaki siyasal partileri hangi yöntemlerle takip edebildiği ve ne tür tercihlerde bulunduğu gibi birçok soruya yanıt veriyor. Tek partili yıllar sadece CHP’nin değil aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin önemli bir parçasıdır. Bu çalışma hem yakın dönem Türkiye Tarihi’yle hem de siyaset bilimi ile ilgilenen okurlar için bir başvuru kaynağı niteliğindedir.


Satın Al
Devamı...
 
Köy Enstitülerinden İmam-Hatiplere Eğitimde Hegemonya Mücadelesi
Köy Enstitülerinden İmam-Hatiplere Eğitimde Hegemonya Mücadelesi

Formel anlamıyla eğitim, tarih boyunca en mühim siyasal meşruiyet araçlarından biri olmuştur. Nitekim Antik çağlardan günümüze okullar, iktidarların arzu ettiği “makbul özneler” inşa etmek gibi bir misyon üstlenmişlerdir. Özellikle modern devletlerde okulların birer ideolojik aygıtlar olduğu doğrudur, fakat bu önerme bir yönüyle de eksiktir. Nasıl ki her hegemonik düzen, karşı-hegemonik sızıntılar zemininde hareket ediyorsa; okullar da bu bütünün bir parçası olarak hegemonik tesirlerden “görece özerk” bir konum işgal ederler. Nihayetinde de eğitim basit bir hegemonik aygıt olmanın aksine, çelişkiye dayalı bir yeniden-üretim alanı olması nedeniyle her an karşı-hegemonik bir girişimin öznelerini üreten bir mekân hüviyetine bürünebilir. Nitekim bu kitapta, Türkiye’nin Köy Enstitüleri ve İmam-Hatip Okulları pratiklerinin sosyo-politik kaynakları sorgulanarak, bu pratiklerin hegemonik ve karşı-hegemonik süreçlerdeki rolleri tartışılmaktadır.


Satın Al
Devamı...
 
Hilâl’in Karanlık Yüzü: Osmanlı Kızılayı, Teşkilat-ı Mahsusa ve Emval-i Metruke (1914-1921)
Hilâl’in Karanlık Yüzü: Osmanlı Kızılayı, Teşkilat-ı Mahsusa ve Emval-i Metruke (1914-1919)

Bu çalışma, iktidarla hayırseverlik arasındaki kadim ilişkiden yola çıkarak, milliyetçilik çağında insani yardımın aldığı tarihsel biçimlerden Kızılhaç modelini inceliyor. Bu modeli devralan Hilâl-i Ahmer, Trablusgarp ve Balkan Savaşı sırasında sadece milis ve askerlere sıhhiye hizmeti vermekle kalmaz, Osmanlı Ordusu ve Teşkilât-ı Mahsusa ile özel bir bağ geliştirir. Elinizdeki kitap, Kızılhaç modelini mantıksal ve vicdani sınırlarına taşıyan bu bağın 1. Dünya Savaşı ve Mütareke dönemindeki farklı boyutlarını ele alıyor.


Satın Al
Devamı...
 
Market Gardens and Gardeners of Ottoman Istanbul
Market Gardens and Gardeners of Ottoman Istanbul

This study is about market gardens and their gardeners, which were a distinctive part of Ottoman Istanbul until recently. It draws on first and second-hand sources to examine the locations, physical features, and property structures of market gardens together with those who worked in there and how they were organized. Moreover, the study reveals the role and importance of market gardens in the provisioning of the city.

Based on archival material, the study describes the urban fabric, the labor structure, and migration with help of visualdata. Although the market gardens of Istanbul played an important role in the provisioning of the city, shaped its urban landscape, and provided job opportunities for migrant laborers, they have not received the attention they deserve in Ottoman studies. The foremost goal of the study is to comprehensively document and compile the rich multi-faceted historical data. Another aim is to test two assumptions in the literature on Ottoman history against the historical data, namely, that Istanbul was a “city of consumption,” and that there was essentially a fixed, ethno-religious division of labor in the Empire


Satın Al
Devamı...
 
Tracing Dr. Kilisli Rifat: From Ottoman to Turk and Beyond
Tracing Dr. Kilisli Rifat: From Ottoman to Turk and Beyond

Nükhet Kardam grew up in Istanbul in the 1960s and 1970s and left Turkey to study international relations in Canada. As she continued to live and work abroad, her ties to Turkey grew stronger rather than weaker over the years. Thus, she embarked on a mysterious journey to explore her grandfather Dr. Kilisli Rıfat’s life.Her grandparents, Dr. Kilisli Rıfat, a well-known medical doctor, author, bureaucrat and professor, and his wife Nazire, the daughter of an Ottoman pasha, were subjects of the multicultural Ottoman Empire. Then they became Turks, 'citizens' of the Republic of Turkey. How did they adapt to becoming citizens of a unitary nation-state with a reconstructed history, national myths and identity? How did they survive the destruction of a vast empire, the wars, and the devastation? Kardam found out that we are links in a chain of generations, unconsciously affected by their suffering or unfinished business, until we acknowledge the past. And her search resulted in surprising discoveries that led to questioning her own identity.


Satın Al
Devamı...
 
İkinci Meşrutiyetin Tabip Örgütleri
İkinci Meşrutiyetin Tabip Örgütleri

İkinci Meşrutiyetin ilanından Birinci Dünya Savaşına kadar geçen altı olaylı yıl içinde, her milletten sivil ve asker hekim ‘uhuvvet, müsavat ve adalet’ ideallerini somutlaştıran dernek ve birlikler kurarak ‘sendikalaşma’ gayretine girdi. Tabipler, payitahtta ve taşrada – Bursa ve İzmir’den Kudüs’e kadar –  örgütlenerek dayanışma, yeni özlük haklarıyla sosyal güvenceler kazanma ve mesleki  düzeylerini yükseltme hedeflerine doğru ilerlediler.

İkinci Meşrutiyetin Tabip Örgütleri çalışması, bu derneklere ait tüzük, rapor ve bildirilerin ilk kez topluca yayımlandığı bir kaynak kitap niteliğindedir. Türkçe dışındaki belgelerin çevirileri yanında özgün metinlerin tıpkıbasımları ile geniş (ve sansürsüz) bir tarih okumasının olanağı sunulmuştur. Ayrıca, dernek kurucularının kimlikleri ve siyasal yönelimleri; hekim toplulukları içindeki sosyal ayrımlar; tabip örgütlerine karşı tutumlar ve derneklerin toplumsal uyanışa katkıları ile günümüzdeki izleri ele alınmıştır. Kitabın son bölümünde geçerliğini büyük ölçüde koruyan tıbbi deontoloji ve etik metinlerine yer verilmiştir.  


Satın Al
Devamı...
 
Under Turkish Skies – A Family History 1876-1960
Under Turkish Skies – A Family History 1876-1960

This is a review of Ben Sperer’s years in Turkey before he left the country to take up residence in Canada. In an effort to place his own story in its proper context, the author preceded it by a description of his parent’s lives. It is an interesting story reflecting the memories of a colourful life of an Ashkenazi Jew in a society rich in tradition and history going back generations. It is against this background that the author describes the ups and downs, the tragedies and successes, as well as the ordinary day-to-day events of his life in Turkey.


Satın Al
Devamı...
 
Late Ottoman Educational System in the Balkans in the Light of the Ijazahs
Late Ottoman Educational System in the Balkans in the Light of the Ijazahs

The study of ijāzah tradition, its history and its impact is somehow neglected by both Muslim and non-Muslim researchers and scholars alike. This significantly unique tradition of the Muslim educational system has a long history as it emerged and developed parallel to Islamic education itself, and was in practice for more than a millennium. However, after adapting the new educational system during the late 19th century and throughout 20th century until the present, the tradition of granting ijāzah drastically began to decline and to extent became a part of history as it was practised among countable scholars, who express their will to keep this distinctive Muslim tradition alive. During the 3rd century of Hijrah/9th century of C.E., this tradition had a strong impact to the higher learning institutions of Europe, where it is believed that granting diploma/license was the product of the Muslim tradition ofijāzah, but in terms of the form and content the former differed completely from the latter. Besides the central regions of the Muslim world, the ijāzah system appeared and practised extensively in the periphery, where this can be clearly seen in the regions of Southeast Asia and Southeast Europe. Though modern-day diploma replaced ijāzah, this practice is still alive in certain parts of these regions; however, it is not recognised “officially” by the government higher learning institutions. Up to this moment, this research managed to interview and discuss with number of ‘ulamā who have been granted ijāzah from their preceding scholars from various countries of the Balkans.


Satın Al
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 10 (Toplam 198)