Ana Sayfa arrow Tüm Kitaplar
Tüm Kitaplar
One Man Show

One Man Show Seza Bali, based in Istanbul, photographed her father's extensive business card collection, amassed over a few decades as a salesman in Turkey.

Bali's book acts as a record of this eccentric collection, accompanying a new body of work to be exhibited in 2014. Bali writes in her artist statement: "My father retired long ago from this business. However, to this day he has kept all his envelopes and cards, even though he understands that they are no longer of any use to him. The mystery of his attachment to this obsolete form of communication, reference, and human connection-not to mention his unique archival system-is the source of inspiration for this new body of work entitled One Man Show."


Satın Al
Devamı...
 
"This is My New Homeland" Life Stories of Turkish Jewish Immigrants - II
Electoral Systems in Turkey

This work is a compilation of life stories of twelve Turkish Jews, born and raised in Turkey, and who have settled in new homelands. They now live in the United States, France, Israel, and Australia. Through their stories the reader will be able to have glimpses of their lives before and after leaving Turkey and understand the reasons that pushed them to emigrate.


Devamı...
 
Electoral Systems in Turkey
Electoral Systems in Turkey

Elections constitute the ultimate ground of struggle between competing political actors. The design of electoral systems, for its part, is as important as the elections themselves. In other words the rules of the game are as important as the game itself. This book on decision-making in post-1945 Turkish political history with a particular focus on electoral systems, contributes to the academic debate between Rational Choice Institutionalism and Historical Institutionalism over the determinants of institutional design. The main question of the book is ‘what explains the electoral system choices in multi-party Turkey?’. Readers are welcome to look inside for the answer.


Devamı...
 
Rus Devrimi ve Mustafa Kemal
Rus Devrimi ve Mustafa Kemal

1917 Ekim Devrimi’yle birlikte alevlenen Rus İç Savaşı (1918-1922) hem bir sınıf savaşı olması hem de Türk-Rus ilişkilerinin kaderini tayin etmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Bolşevikler, Beyazlar, Kossaklar, Menşevikler, Sosyalist-Devrimciler, Kadetler, Yeşiller, Mahnovistler, Basmacılar, Taşnaklar, Müsavatçılar vb. gibi siyasî grup ve fraksiyonların yanı sıra İngiltere, Japonya, Almanya, ABD, Fransa, Osmanlı Devleti ve TBMM’nin iştirak ettiği bu çok boyutlu savaş, aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunda büyük bir rol oynadı. Bilhassa Türkistan, Kafkasya ve Kırım’a kadar sirayet eden iç buhranda Türklerin rolü nazar-ı itibara alınacak seviyededir. Şüphesiz Türkistan’da Basmacı feodal beylerle Sovyet yönetimi arasında yaşanan iç çatışmaların ve Azerbaycan’da vuku bulan sınıf savaşının geleneksel Türk tarihçileri tarafından tahrif edildiğini ve “millî duygularla” incelendiğini düşünmekteyiz. Bu açıdan ekseriyette Rusça literatüre, süreli yayınlara ve Rus arşiv belgelerine istinaden hazırlanan bu çalışma, söz konusu döneme farklı bir bakış açısı getirme amacı taşımaktadır


Devamı...
 
Osmanlı Devleti'nde Ayrılıkçı Arap Örgütü El-Lâ Merkeziye Cemiyeti
Osmanlı Devleti'nde Ayrılıkçı Arap Örgütü El-Lâ Merkeziye Cemiyeti

Osmanlı İmparatorluğu, önemli unsurlarından Arapların yaşadığı Ortadoğu bölgesinde yaklaşık dört yüzyıl boyunca egemenlik kurmuştur. Fransız Devrimi ile dünyaya yayılan milliyetçilik ideolojisi, Osmanlı’nın diğer unsurlarıyla birlikte Arapları da etkilemiştir. XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişmeye başlayan Arap milliyetçiliği, Osmanlı Devleti’nin son döneminde kurulan ayrılıkçı Arap cemiyetleri aracılığıyla bağımsızlık isteği aşamasına gelmiştir. II. Meşrutiyet döneminde kurulan ayrılıkçı Arap örgütlerinden biri de El-Lâ Merkeziye Cemiyeti’dir. El-Lâ Merkeziye Cemiyeti, 1912-1914 arasında I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde etkin olmuştur. Adından da anlaşılacağı üzere merkeziyetçi yönetim anlayışına karşı çıkan bu cemiyet, Osmanlı Devleti’nin sorunlarına çözüm olarak adem-i merkeziyetçi bir sistemi önermekteydi. Yayınladığı siyasi programının dışında gizli bir teşkilatlanma dahi oluşturan El-Lâ Merkeziye Cemiyeti, Osmanlı Ortadoğusu’nda Arap milliyetçiliğinin yükselmesi için etkili çalışmalar yapmıştır. El-Lâ Merkeziye Cemiyeti’nin üyeleri arasında milletvekillerinden gazetecilere kadar bir çok önemli Arap milliyetçisi vardı. Bu cemiyeti önemli kılan bir başka etken de I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Arap ayrılıkçılığı hareketini kendi bünyesinde toplamasıydı.


Satın Al
Devamı...
 
The Scramble for Iran: Ottoman Military and Diplomatic Engagements During the Afghan Occupation of Iran, 1722-1729
Pursuit of New Antagonistic Discourses: Politics in the Poetry of the 1980’s

This book is a study of the Ottoman military and diplomatic involvements in Iran during the critical years that followed the collapse of the Safavid dynasty. Contrary to the image of an Empire that followed largely passive and defensive policies in the early eighteenth century, this study will reveal that the Ottoman Empire was remarkably proactive in this period. The Ottomans under the political leadership of Damat İbrahim Pasha (d. 1730) designed their Iranian policies during the 1720s with a distinct awareness of European international politics as well as of local Iranian politics and with the aim not just to protect but also to improve the position of the Empire in a changing global order. Diplomacy constituted an important dimension of the Ottomans’ engagements in Iran, culminating in the 1724 Partition Treaty with Russia, which arranged for the division of the Safavid territory between the Ottoman and Russian empires. War-making constituted the other facet of Ottoman engagements in Iran, and was motivated by complex military, strategic, administrative and economic calculations. Finally, their engagement in Iran brought the Ottomans in contact, and for a time, in conflict with another power, the Afghan invaders of Isfahan. In the religio-legal disputes with the Afghan ulama, the Ottoman side evoked a universalist understanding of the caliphate in anticipation of trends that historians have conventionally dated to the late nineteenth century.


Satın Al
Devamı...
 
Poetry of Self-Definition: Turkish Poetry During the 1980-1983 Junta Period
Pursuit of New Antagonistic Discourses: Politics in the Poetry of the 1980’s

This book is constructed on a research that scrutinizes the junta period following 12 September coup d’état, within 1980-1983. It’s a comparative study of the intra-poetic issues, including the poems published and the debates among the poets, paralleled with the social trends of the period. The nature of the influence of the process following the 12 September coup d’etat on the poets and poetic productions, and the links of this influence to the trends that emerged in society are the main questions of this thesis. The debates in literary periodicals particularly the poets participated to and the thematic qualities of the poems published in the period reflect the poets’ eagerness to define an identity in a society that tend to become individualistic rapidly. This study, focuses on the poets’ thematic and addressing/discursive choices, the junta period is taken as a social transformation process, enforcing and accelerating individualization rather than a period of resistance to an authoritarian regime. The process inevitably included mentality transformation too. This study examines both the mainstream and streams of poetry of September 12 to analyze the entire atmosphere of the 1980s, which were shaped by the military takeover.


Satın Al
Devamı...
 
Pursuit of New Antagonistic Discourses: Politics in the Poetry of the 1980’s
Pursuit of New Antagonistic Discourses: Politics in the Poetry of the 1980’s

This book is the result of a research project examining the relationship between politics and Turkish poetry in the decade from 1980 to 1990. This decade was characterized by the 12 September 1980 coup d’état and the involvement of Turkey with the global economy. The study examines changes in the culture and literature of Turkish society within these parameters. Turkish poetry of the Republican period carried political and social references - except for movements such as “Second New” - until the 1980s. The military coup, the author argues, facilitated the rise of a new abstract poetry with its own micro-politics. In this poetry, political content swung towards individualism, and form changed along with the content. The research analyzes the changes in the purpose, theme and representation of post-1980s poetry along with changes in this socio-political environment.


Satın Al
Devamı...
 
İstanbul'da Az(ınlık) Olmak: Gündelik Hayatta Rumlar, Yahudiler, Ermeniler
İstanbul'da Az(ınlık) Olmak: Gündelik Hayatta Rumlar, Yahudiler, Ermeniler

Bu çalışmada, İstanbul’un tarihsel kentsel kimliğinde gömülü olan etkin varlıklarına rağmen, Cumhuriyet’in inşasıyla birlikte kimliklerini ait oldukları kentin “azınlığı, ötekisi, yabancısı” olarak sancılı süreçler boyunca yeniden kurmak zorunda kalan Rumların, Yahudilerin ve Ermenilerin kendi kimlik, benlik algıları kamusal, politik ve özel alan düzlemlerinde gündelik hayat pratikleri üzerinden çözümlenmeye çalışılmıştır. İstanbul kentindeki “gayrimüslim-azınlık” kimliklerinin bu inşa süreci farklı kuşak, sosyal sınıf ve cinsiyet değişkenleriyle incelenmiştir. Doktora tezi kapsamında dört yıl gibi bir süreye yayılan saha çalışması; İstanbul’un Rumlarının, Yahudilerinin ve Ermenilerinin yaşantılarını, deneyimlerini, azınlık olmaktan kaynaklı sorunlarını, kimi zaman da avantaja dönüşen halleri kendi seslerinden görünür hâle getirebilmek amacıyla niteliksel araştırma tekniklerinden derinlemesine mülakat, odak grup ve sözlü tarihin kullanıldığı geniş ölçekli bir araştırmaya dayanmaktadır.


Satın Al
Devamı...
 
Meçhul Yahudiler Ansiklopedisi - II
Meçhul Yahudiler Ansiklopedisi - II

Bu kitapta yirmi iki hayat hikâyesi yer almakta. Bu insanlardan bir kısmı artık hayatta değiller ve yakınlarının gözlemleriyle anlatıldılar. Bir diğer kısmı hayatta olup ya kendileri hayatlarını kaleme aldılar veya yakınları onları anlattı. Hepsi Yahudi. Her biri sadece yakın çevresinde iz bırakmış insanlar. Ancak “ ünlü ” değiller. Yani sokakta her gün rastlayabileceğimiz sıradan, başka bir tabirle “ meçhul ” insanlar. Bu derlemede anlatılan her bir hayat Türk Yahudi toplumuna açılan küçük birer pencere. Bu pencereler sıradan Türk Yahudisi’ni gündelik hayatı hakkında ilginç ve değerli bilgiler içermekte. Sosyal bilimcilerin, tarihçilerin ve azınlıkların hayatları ve tarihleriyle ilgilenen herkes için okumaya değer bir derleme.


Satın Al
Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 10 (Toplam 215)