Ana Sayfa arrow Tüm Kitaplar
Tüm Kitaplar
Forum Dergisi 1954-1960

Forum Dergisi 1954-1960

Forum dergisi, 1 Nisan 1954 tarihinde yayın hayatına giren, ayda iki kez çıkan, Batı-Doğu kutuplaşmasında Türkiye'nin yerinin Batı bloğu içinde olduğunu savunan akademisyen dergiciliğinin istisnaî bir örneğidir.

Derginin 1954-1960 yılları sayılarındaki yazılarda yer alan, ülkenin siyasî, iktisadî ve toplumsal sorunlarına dair getirilmiş olan çözüm önerileri, 1961 Anayasası'nın öngördüğü Türkiye tasarımına kaynaklık etmiştir.

Elinizdeki bu çalışma, Türkiye'de üzerinde çok az konuşulmuş olan Forum dergisinin çıkış macerası, genel yapısı, savunduğu ilkeler ve bu ilkelerin daha sonraki dönemlerdeki yansımaları üzerinden derginin ve dergiyi çıkaran kadronun, Türk siyasal yaşamındaki yerini tespit etme amacını taşımaktadır.

Devamı...
 
Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı: Zaro Ağa (1777 - 1934)

Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı: Zaro Ağa (1777 - 1934)

Resmî kayıtlara göre 1777'de Bitlis'te doğup 1934'te İstanbul'da vefat eden Zaro Ağa, yaşadığı dönemde "dünyanın en yaşlı adamı" olarak Türk ve dünya kamuoyunda büyük bir ilgi uyandırdı. Ömrünün son on yılı dikkate alındığında sıradan hiçbir insanın hayatı, onunki kadar yakından takip edilmedi; uzun yaşamasının sırlarından kadınlara olan ilgisine kadar hemen her şeyi merak edildi. Basın, yakın tarihimizin pek çok önemli olayına ve şahsiyetine tanıklık eden Zaro Ağa'yı, Türkiye'nin ilk medya starı haline getirdi. Ölümü de Türk ve yabancı kamuoyunda bir "kahraman" kaybedilmiş gibi yankılar yarattı. 

Elinizdeki çalışma, Zaro Ağa'yla ilgili bazı orijinal arşiv belgelerinin yanı sıra, esas olarak 1920 ve 1930'larda basında yer alan haberlerden oluşturuldu. Bununla birlikte Amerikan, İngiliz ve İtalyan gazetelerinden de yararlanıldı. Zaro Ağa, son zamanlarda sağlıklı beslenme ve uzun yaşamanın sırları bağlamında yeniden kamuoyunun gündemine girdi. Zaro'nun yaşamını ayrıntılı bir şekilde inceleyen bu eser, aslında yeterince bilinmeyen bu renkli simanın doğru bir şekilde tanınmasına yardımcı olma amacını taşımaktadır.

 

Devamı...
 
Turkey in the 1960's and 1970's Through the Reports of American Diplomats

Turkey in the 1960's and 1970's Through the Reports of American Diplomats

Bu eser altmışlı ve yetmişli yıllarda Türkiye'de görev yapmış Amerikalı diplomatların hazırladıkları raporlardan oluşmakta. Altmışlı ve yetmişli yıllar Türkiye'nin derin siyasi krizlerle çalkalandığı dönemlerdir. Bu eserde yer alan raporlar o yılların Türkiyesi'ndeki toplumsal ve siyasi durumu Amerikan diplomatlarının gözünden yansıtmakta. Öğrenci hareketleri, 12 Mart muhtırası, Kürt meselesi, dinî ve etnik azınlıkların durumu, bu kitapta yer alan konulardan sadece bazıları.
This work is comprised mainly of reports prepared by American diplomats stationed in Turkey during the 1960s and 1970s, decades in which the country underwent a series of  profound and wrenching political crises. The reports contained in this work give a unique perspective on the state of affairs in Turkey during  that period, as viewed through the eyes of American diplomats. Student movements, an ultimatum to the government by the Turkish General Staff on March 12, 1971,  Kurdish issues and the status of the country's religious and ethnic minorities are  just a few of the subjects covered.

Devamı...
 
Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (1870-1877)

Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (1870-1877)

Son yıllarda tarihçilikte gelişen farklı yaklaşımlar, farklı kaynaklara yönelme olgusunu da beraberinde getirdi. Bu nedenledir ki daha önceden edebiyat tarihçilerine ve kısmen etnologlara bırakılan mizah araştırmaları artık tarihçilerin de ilgi alanına girmeye başlamıştır. Dolayısıyla mizah ve mizah basını tarih araştırmaları açısından vazgeçilemez bir kaynak özelliği niteliğindedir. Osmanlı mizahı, konu olarak henüz tüketilmiş değildir. Aksine konu, sunduğu zengin malzemeyle araştırmaya açık bakir bir alan görünümündedir. Yazılarıyla ve karikatürleriyle Osmanlı mizah basını, dönemi resmeden bir içeriğe sahiptir. Bu özellik sayesindedir ki kimi Osmanlı aydınlarının siyasal ve ekonomik pek çok olayı nasıl algıladıklarını ve yorumladıklarını daha sarih bir şekilde görebiliyoruz. Ayrıca gündelik hayatın dokularına nüfuz eden bir bakışla kaleme alınan yazılarda ve karikatürlerde ‘sıradan' insanın tarz-ı hayat'ını bulmak çarpıcıdır. Cemil Meriç'in deyimiyle "dergi ve gazete bir devrin çehresini makyajsız olarak terlik ve sabahlığı ile teşhir eder." Bu yanıyla sosyal tarihin gizli kalmış yanlarının açığa çıkartılabilmesi de mümkündür.

Elinizdeki kitap 1870-1877 dönemi Osmanlı mizah basınında yer alan "Şark meselesi", "kapitülasyonlar", "ilk mebus seçimleri", "Kanun-ı Esasi", "moda ve kadın", "terakki-i medeniyet" (batılılaşma) gibi temalar üzerinden memleket meselelerine karikatüristlerin ve yazarların bakışını merkeze alarak yapılan ilk araştırmalardan biridir. Diğer bir deyişle döneme damgasını vurmuş Diyojen, Çaylak, Hayal, Çıngıraklı Tatar, Kahkaha gibi olgusal malzemelerle doğrudan temas kurarak karikatür ve mizahın zevkli ve renkli penceresinden döneme panaromik bir şekilde bakmayı deneyen bir çalışmadır.

Devamı...
 
Risk Kapıyı Kırınca - Kentlerde Yoksulluk, Dayanışma, Güven ve Güvenlik

Risk Kapıyı Kırınca - Kentlerde Yoksulluk, Dayanışma, Güven ve Güvenlik

Günümüz Türkiye'sinde kentler, karşılaştıkları küresel, ulusal ve yerel etkilerle değişmekte ve yeni risk koşulları aracılığıyla dönüşmektedir. Bu dönüşün sürecinde kentlerde yaşanan değişimler risk koşullarının oluşturduğu radikal dönüşümlerin derin anlamlarına yakından bakılmasına ve araştırılmasına ihtiyaç vardır. Yeni kent yapılarında risk algısı ve belirsizlik ortamları bu yakından bakmanın önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Sorun çeşitli sosyolojik kategorileri kullanarak yeni kentlilik ve yeni güvenirlik ilişkilerini sosyolojik olarak sorgulamak gerçeğinde şekillenmektedir. Yeni kentleşme biçimlerinin getirileri ve geleneksel bağların bu yeni kalıpları nasıl taşıdığı ele alınmalı, birlikte yaşayabilme, dayanışma örüntüleri, geleneksel kalıpların risk algısıyla dönüşme biçimleri, kaygı ve belirsizlik içerisinde kentlileşme kalıpları, kuralsızlık ve yeni kentlilik kavramları eski söylemlerin birikiminde yeniden okunmalıdır.  Bu okuma kentsel yoksulluğun görüntülerini derinlemesine ele almalı, kurumsal olarak ve sistemin içinde yer almanın çeşitli kuralları bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Bu sayede yoksul olmanın anlamı, bir kente dâhil olamamanın içsel anlamları ve insan olmaya yönelik sosyolojik ve evrensel kalıplara yönelik saldırı, makro bir ideolojik söylemin mikro yorumlarında derinlemesine araştırılabilir. Risk Kapıyı Kırınca, İzmir ili Yeşilçam mahallesinde kentlerdeki dönüşümleri nicel bir soru kâğıdıyla toplanan bilgiler odağında, nitel bir teknik olan kategorik içerik perspektifi ile derinlemesine sorgulamakta ve araştırmaktadır. Araştırma kentlerde dayanışma ilişkilerinin niteliğinden güvene, dayanışma kalıplarından beklentiler ve geleceğe yönelik eğilimlere kadar risk adına akla gelen her şeyin gerçeğin tamda kendisi olduğu gerçeğine dikkat çekmektedir.

Devamı...
 
Medyadan Söylemler

Medyadan Söylemler

Elinizdeki kitap, medyadaki yapısal sorunlarla birlikte toplumsal alandaki eşitsiz iktidar ilişkilerini gözden kaçırmadan medyanın farklı mecralarında üretilmiş olan metinlerin çözümlemesine odaklanmaktadır. Bilindik liberal varsayımların aksine medya ile siyasal alanın iki ayrı bütünlük olarak algılanmadığı, siyaset ve iktidar ilişkilerinin okul dersliklerinden tutun da, aile içi ebeveyn-çocuk ilişkilerine kadar sirayet ettiğini varsayan bir yaklaşımla çözümlenen bu kitaptaki yazılar, büyük ölçüde medya çalışmaları alanındaki eleştirel okumalara önemli katkılar sunacak niteliktedir. Medyadaki sahiplik yapısından ziyade kapitalist üretim ilişkilerinin oluşturduğu üretim örüntülerine dikkat çekerek yapılan kitaptaki çalışmalar, aynı zamanda toplumsal alandaki egemen ve yerleşik ideolojik zihinsel yapıların da toplumsal alandaki eşitsiz iktidar ilişkilerini nasıl yeniden ürettiğine odaklanmaktadır. Kitapta medyanın farklı mecralarında üretilmiş, farklı içerik türlerinin çözümlenmesi yapılmıştır. Çözümlenen mecra ve içerikler arasında olumlu örnekler yer aldığı kadar olumsuz örnekler de bulunmaktadır. Çalışma bu yönüyle medya metinlerinin eleştirel bir gözle nasıl okunabileceğini merak eden okuyucuyla birlikte, alanda akademik çalışma yapmayı düşünen akademisyen adaylarına da hitap etmektedir. Medyanın ürettiği içeriklerin yaygın bir kitleye hitap ettiği akılda tutulursa, çalışmada yer alan çözümleme ve eleştirel okuma denemelerinin geniş bir okur kitlesinin ilgisini çekeceği düşünülebilir.

 

Devamı...
 
Kânî Dîvânı - Tenkitli Metin ve Tahlil

Kânî Dîvânı - Tenkitli Metin ve Tahlil

"Saadet yâr devlet câr rif'at dâr izzet bâr
Hüdâ yâver kader rehber felek çâker melek dâye"
Kânî

Divan şiirinin temsilcilerinden Tokatlı Ebû Bekir Kânî, 1711-1791 yılları arasında yaşamış ve aynı zamanda çağının mizah ustalarından birisidir. Kânî'nin klâsik şiir anlayışına uygun divânı yanında, manzum ve mensur letaifnâmesi ve hezliyyâtı ile çeşitli mektupları da bulunmaktadır.

Kânî Dîvânı ve Tahlîli isimli elinizdeki kitap ile şâirin yaşadığı dönem, biyografisi, eserleri, edebî yönü bilimsel açıdan değerlendirilerek Dîvân'ı ile ilgili yapılmış olan kapsamlı bir çalışma sahaya ilgi duyan araştırmacılara sunulmaktadır.

Bu kitap, XVIII. yüzyıl Divan şiirinin tarihi gelişimi, şiir anlayışı, dili, üslûbu ve söz dağarcığı gibi hususların tespit ve değerlendirilmesine yönelik katkısı yanında, Kânî'nin üdebâ arasındaki konumunu da ortaya koymaktadır.

Devamı...
 
Türkiye'de Yönetim Düşüncesinin Erken Dönemleri: Sümerbank (1930-1945)

Türkiye'de Yönetim Düşüncesinin Erken Dönemleri: Sümerbank (1930-1945)

İktisadi Devlet Teşekkülleri, bugünün, ‘işletme disiplini içine sıkışmış', ‘kamu örgütlerini neredeyse tamamen inceleme alanının dışına çıkararak güncel organizasyonların güncel yönetim sorunlarına odaklanmış' bir yönetim ve organizasyon camiası için çok uzaklarda kalan örgütler gibi görünüyor. Oysa, Türkiye'de yönetim düşüncesinin ulusal tarihini anlamanın birincil koşulu tarih içinde biriktirilen yönetim düşüncesinin bugüne taşındığı tüm organizasyon, yapı ve süreçleri inceleme konusu yapmaktan geçiyor. Bu tür bir ilgi genişlemesi, bugünün organizasyonlarını konu edinmiş araştırmaların zeminini sağlamlaştıracak bilgilere ulaşılmasını da sağlıyor.

Bu kitap, hem yönetim ve organizasyonun Türkiye'de akademik bir dal olarak gelişimini, hem de daha genel olarak örgütleri incelemede tarihsel yaklaşımları benimsemeye yeni meyledişler çerçevesinde değerlendirilmeli. Kitapta, Türkiye'de devletin sanayileşmede öncülüğü üstlendiği ve bu amaçla bazı alanlarda büyük işletmeler oluşturduğu 1930'ların başlarıyla 1945 arasındaki dönemde, bu işletmelerin en önde geleni, Sümerbank, inceleniyor. Bahsi geçen döneme dair bugünlere kadar yazılanlardan farklı olarak, iki yönetim meselesinin uygulamada aldığı hal ve zaman içinde gösterdiği değişim üzerinde ayrıntılı biçimde duruluyor: bunlardan biri, o günlerin tabirleriyle, teşkilat, diğeri de içtimai teşkilat. Kitapta aynı zamanda bunlara dair uygulamaların ihdası ve zamanla meydana gelen değişikliklere esas teşkil eden anlayış ve bilgilerin hangilerinin ne tür dış etkilerle geldiği, hangilerinin de fiiliyatta yerel kaynaklı şekiller aldığı ortaya koyulmaya çalışılıyor.

Devamı...
 
Savarona: Atatürk'e Son Armağan

Savarona: Atatürk'e Son Armağan

Atatürk'ün son günlerini geçirdiği Savarona yatının, hangi şartlarda satın alındığını merak edenler için gerek sanal âlemde, gerekse popüler tarih dergilerinde oldukça fazla bilgi mevcuttur. Ancak bu bilgiler, yanlışlarıyla birlikte birbirlerini tekrarlayan yazılar olmaktan ileriye gitmemektedir. Elinizdeki bu çalışma, şimdiye kadar hiç incelenmemiş yerli ve yabancı arşiv kaynaklarını esas alarak Savarona yatının satın alınma sürecini anlatmakta. Bu arşiv kaynaklarının yanı sıra kitapta, Atatürk'ün sağlığında Savarona'da günlük hayatın nasıl olduğunu anlatan muhtelif hatıralar ve yazı dizileri de yer almaktadır. Bu metinler sayesinde de okur, Savarona hakkında -yatı âdeta bizzat gezmişçesine- bir izlenim elde edebilmektedir.

Devamı...
 
Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Bursa Kent Tarihinde Gayrimüslimler

Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Bursa Kent Tarihinde Gayrimüslimler

19. yüzyılda içsel ve dışsal dinamiklerin belirleyici olduğu bir çerçeve içinde gerçekleşen toplumsal değişim ve dönüşüm süreci, ipekçilik sektörü aracılığıyla dünyaya eklemlenmiş Bursa'nın toplumsal yapılanmasında önemli değişiklikler meydana getirmiştir. Yüzyılın başlarından itibaren ipekçilik sektöründeki teknolojik gelişmelere uyum sağlayarak kentte bu alanda endüstriyel bir gelişmenin öncülüğünü yapan gayrimüslimler, şehrin ekonomik yaşamında önemli bir rol oynamaya başlamışlardı. Tanzimat ve Islahat fermanlarının sağladığı olanakların yanı sıra eklemlendikleri yabancı sermaye sayesinde kavuştukları dış ticaret bağlantıları, onlara "komprador" bir nitelik kazandırmıştı.

20. yüzyılın başlarına değin kentin sosyo-ekonomik yapılanmasında ağırlıklı bir yere sahip olan gayrimüslimler, İttihat ve Terakki'nin Balkan Savaşları'ndan sonra benimsediği milliyetçi yaklaşımların türevi olarak gelişen boykot ve millî iktisat siyasalarının erken örnekleriyle sarsıldılar. Birinci Dünya Savaşı esnasında söz konusu iktisadî politikalar hız kazanırken bunlara eklemlenen sevk ve iskân uygulamalarıyla Bursa'daki gayrimüslimler, kentin sosyo-ekonomik yapılanması içinden önemli ölçüde tasfiye edildiler.

Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Bursa Kent Tarihinde Gayrimüslimler adını taşıyan bu çalışmada, kentin demografik yapılanmasında ayırt edici bir kategoriyi oluşturan gayrimüslimlerin, devletin ve toplumun ciddi bir dönüşüm sürecine girdiği Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e değin Bursa kent tarihi içindeki yerleri sosyo-ekonomik, politik ve kültürel bağlamda ele alınmaktadır.

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 10 (Toplam 27)

Satın Almak İçin

Pandora.com.tr Kitapyurdu.com İdefix.com Zero Books Online.com

Bu linkleri tıkladığınızda yeni bir pencere açılacaktır. Bu şekilde ulaşılacak sayfaların içerikleriyle Libra Kitap'ın bağlantısı yoktur.

Yazarlarımızdan

Mevlüt Çelebi Mevlüt Çelebi
1964'te Ürgüp/Nevşehir'de doğdu. İlk ...Devamı...
Hakkı Başgüney Hakkı Başgüney
1978’de Bolu’da doğan Hakkı Başg&...Devamı...
Selim Ahmetoğlu Selim Ahmetoğlu
Selim Ahmetoğlu, 1979'da Trabzon'da doğmuştur. İlk ve ortaokulu ...Devamı...